Başkent’in sıkıcı diplomatik trafiğinden kurtulup Türkiye’yi keşfetmeye çıktı. Dört yıldır Ankara’da görev yapan Letonya Büyükelçisi Ivars Pundurs, karış karış gezdiği Türkiye’yi fotoğrafladı ve ilk kişisel sergisini kendi ülkesinde, Türkiye fotoğraflarıyla açtı.
2004 YILINDA beri Ankara’da görev yapan Letonya Büyükelçisi Ivars Pundurs, tam bir fotoğraf tutkunu. Üniversite yıllarında karanlık oda çalışmalarıyla başladığı fotoğraf yaşantısında, ilk sergisini Türkiye’de çektiği fotoğraflarla açtı. Dört yıldır ülkemizde bulunan Pundurs, Türkiye’nin kültür ve doğa olarak mükemmel olduğunu söyledi. Çektiği binlerce fotoğrafın içinden 28 tanesini seçip, geçtiğimiz ay Türkiye’nin Riga Büyükelçiliği’nde sergi açan Pundurs, bu konuda kendisine destek olan herkese minnettar olduğunu belirtti.
Sergi açmaktan endişeli
İlk kişisel sergisini ülkesinde Türkiye fotoğraflarıyla açan Pundurs, Türkiye’de sergi açmak konusunda bazı endişelerinin olduğunu söyledi. Fotoğraftaki amacının hissettiklerini başka insanlara da gösterebilmek olduğunu belirten büyükelçi, bazı fotoğraflarından dolayı eleştirilebileceğini ifade etti. Örnek olarak türbanlı kadınları yolda yürürken çektiğini anlatan Pundurs, "Bu fotoğrafı çekerken herhangi siyasi ya da politik bir düşüncem yoktu. Bu fotoğrafı bir fotoğrafçı çekse sanırım herhangi bir tepki almaz. Ancak büyükelçi olarak benim çekmeme, bazı politik anlamlar yükleyebilirler, bu yüzden Türkiye’de sergi açmak konusunda bazı endişelerim var" dedi.
Pundurs, geçirdiğim 4 yıl hayatımı değiştirdi
BU yıl sonunda Ankara’daki görev süresi sona erecek olan Ivars Pundurs, burada kaldığı dört yılın hayatını değiştirdiğini söyledi. İnsanların çok saygılı ve hoşgörülü olduğunu belirten Pundurs, "AB yolundaki Türkiye umarım ileride daha sıkıcı bir ülke olur, çünkü her gün olağanüstü olaylar yaşanıyor" dedi. Pundurs, bundan sonra da fotoğraf çekmeye devam edeceğini ifade ederken, kendisine eşsiz bir malzeme sunan Türkiye’ye de teşekkür etti.
Karslılar çok misafirperver
BÜYÜKELÇİ Pundurs, kendisini en çok etkileyen şehrin Kars olduğunu belirtti. Türkiye’de bazı ön yargıların olduğunu ve Doğu’nun daha kapalı ve tutucu bir yer olarak görüldüğünü söyledi.
Aydın insanlar
Geçtiğimiz kış gittiği Kars’ta bu durumun tamamen farklı olduğunu anlatan Pundurs, "Kars, sanılanın aksine oldukça açık ve aydın insanların olduğu bir şehir. Bu şehirde camiyi ve kiliseyi bir arada görebiliyorsunuz. Rus mimarisinin etkilerinin hissedildiği Kars’ta, hayatımdaki en misafirperver insanları gördüm" dedi. Sergide iki tane Kars fotoğrafı olan Pundurs, Kars’ın fotoğraf açısından oldukça zengin olduğunu dile getirdi.
Antakya’da bir Letonya restoranı
TÜRKİYE’den önce ülkesinde görev yapan Ivars Pundurs, ülkesinde işlerin çok yoğun olduğunu, bu yüzden fotoğraf çekmek için çok fazla vakit bulamadığını söyledi. Türkiye’de diplomasi trafiğinin dışında boş vakit bulabildiğini belirten büyükelçi, Türkiye’nin hemen her yerini görme fırsatı bulduğunu dile getirdi. Pundurs’un, bu geziler sırasında şaşırdığı zamanlar da olmuş. Antakya gezisi sırasında, Samandağ’da öğle yemeği için girdikleri restoranın adının "Letonya" olduğunu gören Pundurs, "Bu beni en çok şaşırtan olaylardan biri oldu, çünkü Antakya ve Letonya birbirinden oldukça uzak iki yer" dedi. Pundurs, drag yarışçısı restoran sahibinin bir yarış için gittiği Letonya’ya hayran olduğunu ve adını da "Letonya" koyduğunu ifade etti.
Babasından etkilendi
DAHA önce siyah beyaz çalıştığını ve karanlık oda çalışmaları yaptığını anlatan Ivars Pundurs, dijital fotoğrafçılığın yeni bir dönem başlattığını söyledi. Babasının da fotoğraf tutkunu olduğunu dile getiren Pundurs, sözlerini şöyle sürdürdü; "Babam seyahat etmekten hoşlanırdı, seyahatleri sırasında çektiği fotoğrafları da slayt şov olarak bize izletirdi. Sanırım fotoğrafa olan ilgim babamdan geliyor."
Hürriyet
Litvanya'da eğitim semineri - Litvanya ve Litvanya'daki eğitim sistemi AİBÜ'ye anlatıldı
Abant İzzet Baysal Üniversitesi İzzet Baysal Kültür Merkezi'nde "Litvanya'da Eğitim" konulu bir seminer düzenlendi.
ERASMUS değişim programı kapsamında Litvanya'da bulunan Collage of Management Law and Language of Siauliai Region University'den üniversitemize gelen Lolita Nevidonskiene ve Karolina Butkuviene, Litvanya'yı ve Litvanya'daki eğitim sistemini Abant İzzet Baysal Üniversitesi akademik personeline ve öğrencilerine anlattı.
"AİBÜ hızlı gelişen bir üniversite"Litvanya'da ki eğitim sisteminin Türkiye'dekine benzediğini söyleyen Lolita Nevidonskiene "Litvanya'da da Türkiye'deki gibi 4 yıl lisans ve 2 yıl doktora eğitimi sürüyor. Ancak 2007 yılında yani seneye lisans 3 yıl olacak. Litvanya'da da özel üniversiteler ve devlet üniversiteleri var. Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nin vakıf destekli bir devlet üniversitesi olduğunu öğrendim. Litvanya'da böyle bir üniversite yok. Ayrıca hızlı gelişen bir üniversite olduğunu fark ettim. Öğrencilerine çok iyi imkanlar sunuyor; hem vakıftan hem de devletten burs alabiliyor öğrenciler. Litvanya'da böyle bir uygulama yok" dedi.
"AİBÜ'den etkilendim"Üniversitemizden çok etkilendiğini belirten ve Litvanya'daki üniversitelerle karşılaştıran Karolina Butkuviene üniversitemiz hakkında şunları söyledi: "Üniversitenin büyüklüğünden çok etkilendim. Çünkü Litvanya'da genellikle üniversiteler daha küçüktür. Öğrencilerin sayısının bu kadar çok olması da bizi çok şaşırttı, çünkü başkentte olan bir üniversite değil. Litvanya'nın nüfusu yaklaşık 3 bin 500 olduğu için üniversitedeki öğrencilerin sayısı da az."
Bolu Olay Gzetesi
ERASMUS değişim programı kapsamında Litvanya'da bulunan Collage of Management Law and Language of Siauliai Region University'den üniversitemize gelen Lolita Nevidonskiene ve Karolina Butkuviene, Litvanya'yı ve Litvanya'daki eğitim sistemini Abant İzzet Baysal Üniversitesi akademik personeline ve öğrencilerine anlattı.
"AİBÜ hızlı gelişen bir üniversite"Litvanya'da ki eğitim sisteminin Türkiye'dekine benzediğini söyleyen Lolita Nevidonskiene "Litvanya'da da Türkiye'deki gibi 4 yıl lisans ve 2 yıl doktora eğitimi sürüyor. Ancak 2007 yılında yani seneye lisans 3 yıl olacak. Litvanya'da da özel üniversiteler ve devlet üniversiteleri var. Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nin vakıf destekli bir devlet üniversitesi olduğunu öğrendim. Litvanya'da böyle bir üniversite yok. Ayrıca hızlı gelişen bir üniversite olduğunu fark ettim. Öğrencilerine çok iyi imkanlar sunuyor; hem vakıftan hem de devletten burs alabiliyor öğrenciler. Litvanya'da böyle bir uygulama yok" dedi.
"AİBÜ'den etkilendim"Üniversitemizden çok etkilendiğini belirten ve Litvanya'daki üniversitelerle karşılaştıran Karolina Butkuviene üniversitemiz hakkında şunları söyledi: "Üniversitenin büyüklüğünden çok etkilendim. Çünkü Litvanya'da genellikle üniversiteler daha küçüktür. Öğrencilerin sayısının bu kadar çok olması da bizi çok şaşırttı, çünkü başkentte olan bir üniversite değil. Litvanya'nın nüfusu yaklaşık 3 bin 500 olduğu için üniversitedeki öğrencilerin sayısı da az."
Bolu Olay Gzetesi
Subscribe to:
Posts (Atom)